YAĞMUR
Muhterem Müminler!
Dünya nüfusunun
çoğalmasıyla beraber,kaynaklarında yeterliliği tartışılmaya
başlanmıştır.“Acaba dünya felakete mi
sürükleniyor?...”İnsanlar açlıkla pençeleşecek
mi?...Yağmurların azalması,küresel ısınmanın ortaya
çıkışı,bütün bunların doğurduğu iklim değişiklikleri
insanları “Ne oluyoruz.?” Şeklinde kaygılara sürüklemektedir.
Gerçekten de yer
altı suları,nehirlerin varlığı,yağmurların cömertliği
sayesinde canlılar hayatlarını sürdürebilmektedirler.Çünkü
suyun olmadığı yerde canlıların yaşayabilmesi mümkün
değildir.Başka bir ifadeyle nerede su varsa orada hayat,nerede su
yoksa orada da çoraklık oluşmaktadır.Tarihi süreç içerisinde
görülen bu manzarayı Yüce Allah şöyle açıklamaktadır:“Her
canlıyı sudan yarattığımızı görüp düşünmediler mi?”1
Kainatla,güneşin
doğuşundan,rüzgarların esişine,bulutların oluşumundan
yağmurların damla damla süzülüşüne,bitkilerin suya
doyumuna,çiçeklerin gülümsemesine varıncaya kadar,her şeyde
hakim olan güç ve rahmet cilveleri insanı düşünmeye davet
etmektedir.Yüce Allah konuyla ilgili şöyle buyururlar:“…Allah’ın
gökten indirip onunla ölmüş yeryüzünü dirilttiği suda…rüzgarı
dilediği gibi estirmesinde,gökle yer arasında emrine amade
bulutlarda,akıl sahibi bir topluluk için ayetler vardır.”2
Sevgili Müminler!
Son yıllarda
ülkemizde ve dünyada görülen kısmi kuraklıklar yer altı
sularının azalışı suyun ve yağmurun hayatımızda önemli
olduğunu ortaya koymuştur.Öyleyse fiziki manada yağmur
nedir?Yağışın oluşumu kolay ve sade değil oldukça çok yönlü
güçlükleri vardır.Uzaydan yahut yeryüzünden buz kristal
çekirdekleri veya yoğunlaşma üst atmosfere kadar ulaşır.Yerden
yükselen hava genişleyerek nem şartları altında yoğunlaştıktan
sonra,önce bulut damlacıkları oluşur.Sonra karşılıklı
münasebetlerle bulut damlaları yağmur damlası haline gelir.Daha
sonrada rahmet misali yeryüzünü okşarcasına damlacıklar
düşmektedir.Yağmur damlalarının yere düşme hızları bile son
derece hesaplıdır.“O (Allah) gökten yağmuru bir ölçüye göre
indirmektedir.”3
Yağmurun hammaddesi ise,dünyanın büyük bir çoğunluğunu
oluşturan okyanuslardır.Okyanuslarda buharlaşan su,zamanla yağmur
haline gelmekte,rüzgarın yardımıyla Yaratıcı dilediği yere
rahmetini indirmektedir.Yağmur geniş manada tuzlu suyun,tatlı suya
dönüşmesi olayıdır.Bir yıl içerisinde yaklaşık olarak 505
milyon kere milyon ton su yoğunlaşmaktadır.4
Yoğunlaşan bu suyun hammaddesi ise, okyanuslardaki buharlaşmanın
yoğunlaşmasıdır.Kuran- Kerim’de bu olay şöyle
anlatılır:“Görmedin mi ki,Allah bulutları sürüklüyor.Sonra
bulutların arasını topluyor (birbirine sıkıştırıyor.),sonra
onu bir yığın haline getiriyor.İşte görüyorsunuz ki,yağmur
bunların arasından çıkıyor.Allah gökte dağ halindeki
birikintilerden dolu indiriyor da dilediği kimseye bununla musibet
veriyor.Dilediğinden de onu bertaraf ediyor.”5
Aziz Müslümanlar!
Birçok nimet zamanla
kanıksanmakta,önemsiz gibi görünebilmektedir.Oysaki her şey
zıddıyla tanınmaktadır.Kuraklıklar yağmurun önemini bize
anlatan bir hatırlatmadır.Kuran-ı Kerim’de bu olayı
vurgularcasına şöyle buyurur: “Şimdi içip durmakta olduğunuz
suyu gördünüz mü? Onu buluttan siz mi indirdiniz,yoksa Biz miyiz
indiren?”6
Bu son ayet doğrudan
doğruya günümüze bakmakta ve kuraklık karşısında aciz kalan
insanlara,Allah’ın rahmetinden başka bir ümit kapılarının
bulunmadığını hatırlatmaktadır.Gerçektende tabiat olayları
karşısında dünyanın süper güçleri aciz kalmakta,acziyetlerini
itiraf etmektedirler.Öyleyse Yüce Allah’a rahmetini biz
kullarından esirgememesi için dua etmeli,tabiatın dengesini
bozmamak için yeryüzünü kirletmemeliyiz. Bu dünyanın ve
kainatın sadece bizim değil,bütün canlıların olduğu bilinciyle
yaşamalıyız.Gezdiğimiz yerleri,içtiğimiz suları,tükettiğimiz
maddeleri,boşalttığımız atıkları hep bu duyarlılıkla
yapmalıyız.
Sözlerimi mutlak güç
olan Allah’ın buyruğuyla bitiriyorum:“De ki; suyunuz
çekiliverirse,söyleyin bakalım,size kim bir akarsu getirebilir ?”7
1
Enbiya,21/30
2
Bakara,2/164
3
Zuhruf,43/11
4
Tuna;Taşkın;Etrafımızdaki Hava,s.26 1981 İst
5
Nur,24/43
6
Vakıa,69/68-69
7
Mülk,67/30